Almancada ayrılabilen fiilleri anlamak neden zor olabilir?
Almanca bir cümle okuyorsunuz:
Ich rufe dich morgen an.
Seni yarın arayacağım.
Önce rufe biçiminin anlamına bakıp rufen fiilini buluyorsunuz: “çağırmak” ya da “bağırmak”. Ardından an kelimesine baktığınızda ise “-de/-da” veya “üzerinde” gibi anlamlarla karşılaşıyorsunuz. Bu iki arama da cümlede ne anlatıldığını tam olarak açıklamıyor.
Eksik olan bağlantı anrufen: birini telefonla “aramak”. Parçaları arasında birkaç kelime olsa da bu tek bir fiildir.
Almancadaki ayrılabilen fiiller, basit bir kelime aramasını küçük bir bulmacaya dönüştürür. Satzlang aradaki bağlantıyı tanıyarak yardımcı olur: ayrılmış bir fiili tespit ettiğinde parçalarını birbirine bağlar ve fiilin bütününü bağlam içinde açıklar. Böylece birbiriyle ilgisiz iki tanımı kendi başınıza birleştirmek zorunda kalmazsınız.
Almancada ayrılabilen fiil nedir?
Ayrılabilen fiil, yani trennbares Verb, bir fiil ile ondan ayrılabilen bir ön ekten oluşur. Normal bir temel cümlede çekimli fiil olağan yerini alırken ön ek cümlenin sonuna gider.
Örneğin aufstehen, “kalkmak” anlamına gelir:
Ich stehe jeden Morgen um sieben Uhr auf.
Her sabah saat yedide kalkarım.
Buradaki fiil, yalnızca stehen (“ayakta durmak”) ve cümlenin ilerleyen bir yerine eklenmiş ilgisiz bir auf değildir. Stehe … auf birlikte bir bütün oluşturur. Aradaki kelimeler bu bağı koparmaz.
Yaygın ayrılabilen ön ekler arasında ab-, an-, auf-, aus-, ein-, mit-, nach-, vor- ve zu- bulunur. Bunlar yararlı ipuçlarıdır, ancak ön eki tek başına çevirmek, fiilin bütününün anlamını bulmak için güvenilir bir yol değildir. Örneğin aufstehen fiilini “yukarı” ve “ayakta durmak” anlamlarını birleştirerek değil, “kalkmak” olarak öğrenin.
Satzlang parçaları sizin için nasıl birbirine bağlar?
Ders çalışırken karşılaşabileceğiniz bir yönergeyi düşünün:
Schlag das Wort nach.
Kelimeyi sözlükten bul.
Burada schlag (tek başına “vur!”) ve nach (başka bağlamlarda “sonra”) kelimelerini ayrı ayrı çevirmek yanıltıcı olur. Birlikte nachschlagen fiilini oluştururlar: bir kelimeyi ya da bilgiyi “bir kaynaktan arayıp bulmak”. Cümle sizden kelimeye vurmanızı değil, anlamını bir kaynaktan bulmanızı istiyor.
Okuma aracının cümle analizinde tespit edilen ayrılmış bir fiilin iki parçasından herhangi birine dokunabilirsiniz. Satzlang ardından:
- Birbirine bağlı parçaları birlikte vurgular. Böylece aralarında başka kelimeler olsa bile hangi kelimelerin fiili oluşturduğunu görebilirsiniz.
- Sizi yalnızca schlagen fiiline yönlendirmek yerine nachschlagen gibi tam temel biçimi gösterir.
- Seçilen parçayı tek başına ele almak yerine bağlantılı fiili esas alarak o kullanıma özgü, bağlama uygun bir anlam ve açıklama sunar.
Bu örnekte anlamanız gereken bağlantı şudur:
Schlag … nach → nachschlagen → bir kaynaktan arayıp bulmak
Parçaları çevirmek ile cümleyi anlamak arasındaki fark budur. Yardım istemeden önce fiilin mastarını tahmin etmeniz gerekmez.
Burada bağlam da önemlidir. Her an, auf ya da aus bir fiile ait değildir. Ich warte auf den Bus (“Otobüsü bekliyorum”) cümlesinde auf bir edattır; ayrılmış bir ön ek değildir. Satzlang, birbiriyle ilişkili gibi görünen kelimeleri doğrudan birleştirmek yerine bu görevleri ayırt etmek için her cümleyi analiz eder.
Almancada ayrılabilen fiilleri bağlam içinde çalışın
Parçaların nasıl bağlandığını ve fiilin bütününün bağlam içinde ne anlama geldiğini görmek için ayrılabilen fiilin iki parçasından herhangi birine dokunun.
Cümle içinde dört yaygın Almanca ayrılabilen fiil
Her örnekteki aralığa dikkat edin. Kalın yazılmış parçalar hâlâ tek bir fiile aittir.
Anrufen — telefonla aramak
Ich rufe dich nach der Arbeit an.
Seni işten sonra arayacağım.
Yalnızca rufen fiilini değil, anrufen fiilini arayın. Ön ek, hangi fiille karşılaştığınızı gösterir.
Aufmachen — açmak
Sie macht das Fenster auf.
Pencereyi açıyor.
Machen tek başına “yapmak” ya da “etmek” anlamına gelir. Burada ise aufmachen, “açmak” demektir. Ayrı ayrı tanımları toplamak, fiili bir bütün olarak tanımak kadar yararlı değildir.
Einkaufen — alışveriş yapmak
Wir kaufen heute für das Wochenende ein.
Bugün hafta sonu için alışveriş yapıyoruz.
Einkaufen, alışverişe gitmeyi ya da ihtiyaçları satın almayı anlatır. Ayrılmış olan ein, kaufen ile birlikte bir bütün oluşturur; bağımsız olarak çevrilecek fazladan bir kelime değildir.
Mitkommen — birlikte gelmek
Kommst du morgen mit?
Yarın sen de geliyor musun?
Sorularda da parçalar ayrılabilir. Çekimli fiil cümlenin başında olsa da Kommst … mit, mitkommen fiiline dayanır.
Ayrılabilen fiiller ne zaman bitişik kalır?
“Ayrılabilen”, “her zaman ayrılan” demek değildir. Örneğin anrufen fiilinin şu biçimlerini karşılaştırın:
- Temel cümlede: Ich rufe dich an. — Seni arayacağım.
- Bir kiplik fiiliyle: Ich möchte dich anrufen. — Seni aramak isterim. Mastar bitişik kalır.
- Yan cümlede: …, weil ich dich anrufe. — …çünkü seni arıyorum. Fiil sona gider ve ön ek bitişik kalır.
- Perfekt zamanda: Ich habe dich angerufen. — Seni aradım. Geçmiş zaman ortacı angerufen biçimindedir; ge, an ile rufen arasına girer.
- zu kullanılan mastarda: Ich versuche, dich anzurufen. — Seni aramaya çalışıyorum. Burada zu, anzurufen biçiminin içinde yer alır.
Bunlar birbiriyle ilgisiz beş ayrı kelime değil, farklı biçimler ve cümle yapılarıdır. Fiilin tam hâlini tanımak, hepsini bağlayabileceğiniz sağlam bir temel sağlar.
Okuyarak Almanca ayrılabilen fiiller nasıl çalışılır?
Almanca okuma alıştırmalarından keyif almak için önce bütün ön ekleri ezberlemeniz gerekmez. Cümlenin anlamından başlayın. Bir fiil tuhaf görünüyorsa cümlenin devamında ona ait olabilecek bir parça arayın; ihtiyaç duyduğunuzda okuma aracının bağlantılı kelimeler için sunduğu yardımdan yararlanın.
Fiilin bütününü kısa bir örnekle hatırlamaya çalışın: anrufen — Ich rufe dich an. Böylece hem anlamı hem de bir sonraki karşılaşmanızda tanıyabileceğiniz bir yapı aklınızda kalır.
Daha genel bir giriş için okuyarak Almanca öğrenme sayfasına göz atın. Ayrıca Satzlang’in bir kelimenin farklı biçimlerini nasıl birbirine bağladığını okuyabilir ya da okuma aracına dönüp öğrendiklerinizi uygulayabilirsiniz.